Opera Kedisi

Kemal ASLAN (patievreni.com)-

Onu geçen hafta gördüm. Tarık Akan’ın 12 Eylül faşizmini anlattığı ‘’Anne Kafamda Bit Var’’ adlı oyundan sonra başroldeki Ragıp Savaş’ın kucağında. Onun göğsüne yaslanmıştı, hiç sesi çıkmıyordu, huysuz da değildi. Sevgisine karşılık bulanların yaşadığı olağan hal içindeydi. Munis, ana teslim olmuş, anın içinde kalan…

Çoğu insanın başaramadığını yapıyordu. Bu duruma gıpta etmemek mümkün değildi. Ragıp Savaş da büyük bir performans gerektiren oyun sonrasında onu kucağına almaktan memnun ve mutluydu. İnsanı mutlu eden nedir ki? Sevdiğinin yanında olmak, birlikte zaman geçirmek… Kelimelerin olmadığı o sessizlik anı.

Söylenecek şeyleri söylenmeden hissettiren o an. Doğumundan itibaren buraymış. Henüz bir yaşında. Başkası ile pek ilgilenmiyormuş. Prova zamanında da sessizce Ragıp Savaş’ı sahne gerisinden izliyormuş. Rahatsız etmeden, sevdiği cana yakın olmak. Çoğumuzun başaramadığı bir durum. Nerede duracağını biliyor Prenses öyle sınır aşımlarında da bulunmuyor insanlar gibi. İlişkilerde en yakıcı sorunlardan biri bu.

Ama kolay da değil. Sınır aşımı ilişkinin yeni bir boyuta taşınıp taşınmayacağını gösteren bir durum. Bazen kabul görür bazen görmez… Prensesi oyun sırasında koltukların arasında görmedim. Belki de kuliste bekliyordu can dostunu. Oyun sonrası Ragıp Savaş’ın yanına gelen ilk o olurmuş. Bir anlamda ilk kutlayan. “başardın, güzel oynadın” der gibi. Hemen kucağına atlarmış, sanki “başkası ilgi göstermesin, ben varım” der gibi. İkisi de memnun hallerinden.

O gün oyundan sonra kendisini kutlayanlara teşekkür etti Ragıp Savaş. Prenses hiç kucağından inmedi. Can dostu olarak o da Prensese adı gibi davranıyor. İlgisini, sevgisini eksik etmiyor. Ahmet Arif’in yazdığı gibi “… olancası bir tutam can” . O can da sevgiyle, ilgiyle, merakla besleniyor, güçleniyor. Herkesin sevdiği kendince bir prensestir ya da tersi… Hayatı güzelleştirmek ve anlamlı kılmak için böyle canlara ihtiyaç var!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir