Dünya Kediler Gününde Canlar Mutsuz!

Dr. Kemal ASLAN (patievreni.com)-

Bugün Dünya Kedi Günü. İlk 2002 yılından bu yana kutlanıyor. Kısa adı FAW (International Fund for Animal Welfare) olan Uluslararası Hayvan Refahı Fonu tarafından başlatılmış. Can dostlara hayvan severlerin sevgisini, saygısını dile getirmek için başlatılan bugünün amacı kedilerin yaşadıkları sorunları dile getirmek, yaşamlarını daha da iyileştirmek. Türkiye’de son yıllarda yasal çerçevelerde yapılmak istenilenler akla gelince bugünün hedeflerinden ne kadar uzaklaşıldığını anlamak zor olmaz.

Her alanda olduğu gibi kediler konusunda da kutuplaşmayı yaşayan bir toplumuz. Kutuplaşmayı bu alanda da görmek mümkün. Zaten böylesi bir ortamda tersini düşünmek eşyanın tabiatına uygun olmaz. Ancak vurgulanması gereken şudur: Türkiye’de gerçekten güçlü hayvanseverler topluluğu var. Üstelik bunlar gerçekten zaman zaman tematik bir aktivist olarak görünür oluyorlar. Yeni toplumsal hareketlerin özelliği bu. Savundukları dar, sınırlı konuda derinlemesine tavır alıyorlar. Protestolarını her alanda ortaya koyuyorlar, kedilere karşı olumnsuz tutum takınanları deşifre ediyorlar.

Z kuşağının, gençlerin kendileri dışındaki canlılara ilgisinin arttığını gözlemek mümkün.

Sokakta, metroda mağazada herhangi bir yerde gençleri kedileri severken onları beslerken görmek mümkün. Toplumsal yapıdaki bu direnci siyasi iktidarın, yerel iktidarın dikkate almaması düşünülemez. O yüzden bu alanda dayatmacı uygulamalar sınırlı biçimde ortaya çıkıyor.

Zaten yerel yönetimler de barınaklar yaparak, veterinerlik hizmeti vererek bu alanda

hayvansever oldukları konusunda birbirleriyle yarışıyorlar. Hayvanseverler açısından bu konuda yapılanlar samimiyet testi. Onlar halkla ilişkiler çalışmalarına pek değer vermiyor. Ya da öylesine kampanyalar geçici olarak kabul görüyor. İşin aslı hayvan severler tarafından çabucak deşifre ediliyor.

Sokak kedileri için yerel yönetimler kedi evlerini belirli merkezde yaygınlaştırabilir. Mesela Ataköy’de yol güzergahında kedilerin pek kedi evi olduğunu söyleyemem. Keşke bu alanda çalışma yapılsa. Kedi popülasyonunun belirli düzeyde kalması için kısırlaştırma çalışmalarına da ağırlık verilmesi gerekiyor.

Örneğin İstanbul dünyada sadece boğazı, tarihi eserleriyle değil kedileriyle de bilinen dünyanın en önemli bir metropolü. Siyasi iktidarın ve yerel yönetimlerin bu konuda yapması gereken çok şey var. Doğalarını yok ettiğimiz canlılara karşı bir sorumluluğumuz bu.

Bizler sadece 8 Ağustos Uluslararası Kedi Günü’nde ya da 17 Şubat’ta Dünya Kedi

Günü’nde ya da 29 Ekim Ulusal Kedi Günü’nde değil her gün hatırlamalıyız. Çünkü canlılık anı yaşamaktır. Kediler de anı yaşıyor, farklı ihtiyaçları oluyor, bu ihtiyaçlarının karşılanması gerekiyor. Hayat her alanda sürekliliğin sürdürülmesini zorunlu kılıyor. Tersi durum olumsuz sonuçlara yol açıyor. Canlılık varoluşu sürdürmek, hissetmek, yaşamaktır çünkü!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir