Kemal ASLAN (patievreni.com)-Haşi 18 yaşındaydı. Son iki gündür halsizdi, enerjisi yoktu. Melek, Can yoldaşını hemen veterinere götürdü ama pek umut yoktu. Müdahalelere rağmen bu sabah aramızdan ayrıldı Haşi. 19 yaşındaydı onu tanıdığında Melek. Adnan Menderes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği bölümünde öğrenim görüyordu. O zamanlar bu kadar ünlü de değildi.
Sesini güzel bulanlar vardı ama bugünlere geleceğini belki tahmin edemiyordu. Haşi, onun dertlerini, sevinçlerini anlattığı, paylaştığı bir dostuydu. Onun en yakınındaki dostuydu. Önce sokaklarda şarkı söyledi sonra talih onun için de döndü. Türkiye’nin tanıdığı, dinlediği bir ses oldu.

Haşi onun nereden nereye geldiğini en yakından bile az sayıda canlıdan biriydi. Önceleri o da alışamamıştı zaman zaman evde olmayışına. Turnelere gidişine. Haşi, onun eve dönüşlerini dört gözle beklerdi. Eve geldiğinde önce uzak dursa da onun kokusuna alışık olduğundan hemen yanına giderdi. Onun yanından ayrılmak istemezdi, Haşi. Yemyeşil gözleri ve simsiyah tüyleri ile Kivi andırsa da ondan daha yaşlıydı Haşi. Son zamanlarda hep uyukluyordu. Bedeni yıllara yorgun düşmüştü, son zamanlarda hep uyukluyordu.
O, Haşi’yi ne kadar sevdiğini 2018 yılında yazdığı Kedi şarkısıyla da ortaya koydu: “Kedi Nereden başlasam//Nasıl anlatsam bilemiyorum Kasırga oldun, yıkıp geçtin ıssız şehrimi// O ilk günler ne güzeldi Canım, gülüm, bebeğim// Ne değişti, ne gücendirdi Hassas kalbini//Olmadı böyle Kapıyı çarptın, rakıyı döktün// Ağzını bozdun, kediyi üzdün İyi mi ettin, kötü mü ettin// Bilemiyorsun, beni çok üzüyorsun…”

O, Vursalar Ölemem şarkısının klibinde Haşi ye de yer verdi. Orada da Haşi uzanmış uyukluyor. İyi ki böyle paylaşılan anlara ait fotoğraflar, videolar var. Haşi’nin yokluğunu yaşamak ona zor gelecek. Alışılmış bir rutin olmayacak artık. Yokluğun derin buruk acısını yaşayacak. Her veda yürekte derin bir keder yaratır. Birini yitirmenin boşluğu insanı içine çeker. Hiçbir şeyin anlamın olmaz bir süre. Boş gözlerle bakar insan çevresine.
Kolay mı 18 yıllık bir yaşamının tanığıydı Haşi. Onun genç kızlık döneminden ortaya yaşa geçiş sürecinde yanındaydı. Farklı hallerini bilirdi, izlerdi sessizce onu. Neşesini, sıkıntılarını paylaşırdı kız kıza onunla. Kızlar birbirini çok iyi anlar.
Haşi, onu mutsuz görünce gelir yanına uzanırdı, onunla ilgilenirdi, kederini dağıtmak için çaba gösterirdi. Duyarlıydı onun sesini duyunca evin içinde farklı davranırdı. Şimdi derin bir sessizlik var bu zorunlu ayrılığın yarattığı… Her ölüm doldurulamaz bir boşluk bırakır.
Haşi’nin ölümü de öyle… Başın sağ olsun Melek Mosso. Yazdığın gibi olur inşallah bir gün birbirinize kavuşursunuz.
