Ramazan PAMUK (patievreni.com)-
DNA bulgularına göre, İnsanlar önce köpekleri evcilleştirdi. İngiltere’de yapılan bir araştırma, köpeklerin son Buzul Çağı’nın sonunda yani yaklaşık 11 bin yıl önce evcilleştirilmiş olabileceğini gösterdi. Bu da köpeklerin, insanlar tarafından evcilleştirilen ilk hayvan olduğunu doğruluyor. Medeniyet ilerledikçe köpekler insanların kapı bekçisi oldu, sürü korumacılığı yaptı hatta evlerde birer birey haline bile geldi. Oldukça sevimli ve zeki olan köpekler
ilerlemiş toplumlarda zamanında alınan etkin önlemler nedeniyle günümüzde sorun olmaktan çıkmış durumda. Medeni toplumlarda çocuk yaşta aşılanan hayvan sevgisi insanların mutluluğunu artırıcı bir hal aldı.

Günümüz Türkiye’sinde son zamanlarda sokak hayvanları sorunu halk arasında ciddi tartışmalara yol açmış durumda. Son olarak çıkarılan ‘’5199 sayılı sahipsiz hayvanlarla ilgili kanunda’’ yapılan değişiklikler beraberinde bir çok tartışmaları da getirdi. Halkın bir kısmı sahipsiz hayvanların toplatılıp barınaklarda tutulmasını isterken bir kısmı da ‘’hayır sokaklarda başıboş özgürce dolaşsın’’ tezini öne sürdü.
Hayvan severlerin bir türlü kabullenmediği ve ‘’doğanın döngüsü’’ deyip geçiştirdiği bir gerçek maalesef göz ardı ediliyor. Çoğu zaman köpeklerle kedilerin samimi ve sıcak ilişkilerine tanık oluyoruz. Bu görüntüler insanlara vicdan muhasebesi bile yaptırıyor. Doğa tüm canlıların yaşam alanı. Hiç kimsenin buna itirazı olamaz. Aç olan hayvanları doyurmak ve onları her türlü tehlikelerden korumak insanoğlunun başta gelen insani görevi. Ancak:
Son zamanlarda kasaba, köy ve şehirlerde, özellikle İstanbul’da sokaklarda, park ve bahçelerde topluca yaşayan bir çok kedi maalesef saldırgan sokak köpeklerinin hedefi oluyor ve parçalanarak öldürülüyor.

İstanbul’un Bakırköy ilçesinde son iki ay içerisinde sayısız sokak kedisi (bunlar semt sakinlerince beslenip, kısırlaştırılıp, varsa hasta olanı tedavi ettiriliyor) saldırgan ve her an ciddi tehlikeler oluşturabilecek bir gurup köpek tarafından öldürülüyor.
Vicdan sahibi hiç kimse sokaklarda yaşam mücadelesi veren canlıların parmaklıklar arasına konulup hayatının sonuna kadar esir bırakılmasını istemez. Ancak hiçbir vicdan da minnacık canlıların hunharca öldürülmelerine seyirci kalamaz ve bu durum için ‘’ doğanın döngüsü’’ diyemez.
İlgililere düşen görev, sakin ve kendi halinde olan köpekleri yaşam alanlarında kendi haline bırakması olmalıdır.
Kedi ve diğer canlıların hayatına kasteden, çeteleşmiş, saldırgan ve her an insan sağlığı için de ciddi tehlike oluşturabilecek köpeklerin (bunların sayıları oldukça az) en kısa sürede muhafaza altına alınmalıdır.
